Doğum Kontrol İğnesi

Doğum Kontrol İğnesi

Doğum kontrol iğneleri, uzun etkili hormon preparatı içeren korunma yöntemleridir. İçerdikleri hormon tipine  göre sadece progesteron içeren Doğum Kontrol İğnesi ve kombine (östrojen ve progestin içeren) Doğum Kontrol İğnesi olmak üzere iki ana gruba ayrılır.





1) Kombine Doğum Kontrol İğnesi

Aylık doğum kontrol iğnesi de denir, östrojen ve progesteronu birlikte içerir. Bu nedenle, uygulama yolu farklı olmasına karşın, içerik olarak kombine doğum kontrol haplarına benzerler. Yumurtlamanın baskılanması, rahim ağzı sıvısının kalınlaşması ve rahim iç zarının inaktif hale gelmesi ile gebelik oluşması engellenir. Gebelikten korumada çok etkilidir.

 Kombine Doğum Kontrol İğnesi ‘nin Olumlu Yönleri:

Uygulanması kolaydır. İleri yaştaki kadınlar (sigara içiyorlarsa) da kullanabilir. Yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Bir sonraki iğneyi zamanında yaptırmak dışında akılda tutulması gereken hiçbir şey yoktur. Dış gebelikleri ve demir eksikliği anemisini önler. Kadın gebe kalmak istediğinde, iğneyi kesebilir ve hemen gebe kalabilir.



 Kombine Doğum Kontrol İğnesi ‘nin Kombine Doğum Kontrol Haplarına Olan üstünlükleri:

İçerdiği östrojen doğal östrojendir. Doğal östrojenlerin yağ metabolizması ve kalp-damar sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır. Kombine doğum kontrol haplarındaki östrojen ise sentetik bir steroiddir. Uygulama yolu enjeksiyon olduğu için koruyucu etkisi 24 saatte başlar. Kombine doğum kontrol haplarında ise yumurtalıklar üzerindeki baskılayıcı etkinin başlaması için en az 7 günlük bir kullanım süresinin geçmiş olması gerekmektedir. Kombine doğum kontrol hapı kullananlarda sık rastlanan bulantı, kusma gibi yakınmalar enderdir. Karaciğer fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilemediğinden, daha önce kombine doğum kontrol hapı kullanımı sırasında ya da gebelikte sarılık geçirenler bu yöntemi kullanabilir. Kombine doğum kontrol haplarının koruyucu etkisinin pratikte daha düşük olmasına neden olan kullanıcı hataları (hap almanın unutulması), enjeksiyon yönteminde söz konusu olmadığı için koruyucu etki daha yüksektir. Doğurganlığın geri dönüşünde gecikme söz konusu değildir.

 Sadece Progestin İçeren Enjekte Edilen Kontraseptiflere Olan Üstünlükleri:

Adet döngüleri daha düzenlidir. Rahim iç zarı üzerine olan baskılayıcı etkileri daha azdır. Yan etkileri daha hafiftir. Progestin dozu daha düşüktür.

 Olumsuz Yönleri:

Kanama düzeninde aksamalara neden olabilir. Bazı kadınlarda, kullanım bırakıldığında adet gecikebilir.Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyuculuğu yoktur. Emziren anneler, doğumdan sonraki ilk 6 ayda kullanamaz. Kilo artışına neden olabilir.

 Yan Etkileri:

Özellikle ilk 3 ay içerisinde adet düzensizliği daha sık görülür ancak bu durum genel olarak 3. aydan sonra normale döner. Eğer bu durum daha da uzun sürerse hasta doktora başvurmalıdır. Çok ender olarak adet görmeme gelişebilir. Bundan dolayı adet gecikmesi tanımlayan kadınlarda öncelikle gebelik olasılığı ekarte edilmelidir. Diğer yan etkiler: baş ağrısı, migren atakları, baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk, vücut ağrıları, memelerde gerginlik ve ağrı, kilo artışı

 Kullanım Kuralları:

Adet gören kadınlar adetin ilk 7 günü içinde kullanmaya başlayabilir. Doğum sonrası dönemde eğer emzirme varsa doğum sonrası 6. aydan itibaren  kullanılmaya başlanmalıdır. Emzirmiyorsa, doğum sonrası 3-4. haftada başlanabilir. Düşük sonrası hemen ya da ilk 7 gün içinde ilk enjeksiyon yapılmalıdır. İlk enjeksiyondan sonraki adet kanaması, beklenen adet zamanından önce (enjeksiyondan 10-15 gün sonra) oluşacaktır. Sonraki enjeksiyonlar kanamanın durumuna bakılmaksızın ilk enjeksiyondan 30 gün sonra uygulanmalıdır. İkinci ve sonraki enjeksiyonlar daha önceden saptanan enjeksiyon gününden 3 gün önce ya da 3 gün sonraki süre içinde uygulanabilir. Aylık doğum kontrol iğnesini kullanmaya engeli olmayan kadınlar gebelikten korunmayı istedikleri sürece yöntemi kullanabilirler. Belirli sürelerle enjeksiyonu bırakmaya ya da ara vermeye gerek yoktur.

 Kullanılmasında Sakınca Olmayan Durumlar:

Obesitesi olan kadınlar kullanabilir. Hafif şiddette baş ağrıları olanlarda kullanılabilir. Hiç doğum yapmamış ya da birden fazla doğum yapmış kadınlar kullanabilir. Daha önce dış gebelik geçirmiş olanlar ve gebeliğe bağlı diyabet öyküsü olanlar kullanabilir. Rahim ağzı yarası, rahimde miyom, rahim ve yumurtalık kanseri, iyi huylu yumurtalık tümörleri ya da kistleri olanlar kullanabilir. Adet düzensizlikleri ve adet sancısı olanlar kullanabilir. İyi huylu meme hastalıkları olanlar ve ailede meme kanseri öyküsü olanlar kullanabilir. Varisi olanlar kullanabilir. Viral hepatit taşıyıcılığı, tiroid hastalıkları, demir eksikliği anemisi, epilepsi, tüberküloz ve sıtma gibi kronik hastalığı olanlarda kullanılabilir

 Kullanılmaması Gereken Durumlar:

Fokal nörolojik bulgular veren migren tipi baş ağrılarında kullanılmamalıdır. Mevcut meme kanseri sözkonusu ise kullanılmamalıdır. Düzenli kan basıncı kontrolü yaptıramayan orta derecede hipertansiyon olguları , şiddetli hipertansiyon, damar tıkanıklığı (mevcut ya da geçirilmiş), mevcut ya da geçirilmiş iskemik kalp hastalığı, beyin damarlarıyla ilgili hastalıklar, komplikasyonlu kalp kapağı hastalıkları, uzun süre hareketsiz kalmayı gerektiren büyük cerrahi müdahaleler, aktif viral hepatit, karaciğer tümörleri (iyi ya da kötü huylu) ve böbrek, göz, sinir harabiyeti ile olan 20 yılı aşkın ya da damar harabiyeti ile seyreden şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.

Aşağıdaki videoda Op. Dr. Hatice Yağmurkaya Balkay, “Doğum Kontrol Hapları” hakkında bilgiler veriyor.

 2) Sadece Progesteron İçeren Doğum Kontrol İğnesi

 3 aylık doğum kontrol iğnesi de  denir. Bunlar sadece Progesteron içerirler. Başlangıçta endometriyozis, rahim kanseri, ağrılı adet görme, hirsutizm (tüylenme) ve kanama düzensizliklerinin tedavisinde kullanılmış, 1960’larda gebelikten koruyucu olarak gündeme gelmiştir. Uzun süreli etki gösteren bu progestinler, yumurtlamayı engeller, rahim ağzından spermin geçişini azaltan kalın bir sıvı oluştururlar. Geçici gebelik önleyici yöntemlerin en etkililerinden biridir. 100 kadın yılı için başarısızlık oranı %0.1’den azdır.

 Olumlu Yönleri:

Son derece etkilidir. Uygulanması kolaydır. İleri yaştaki kadınlar da kullanabilir. Cinsel ilişki sürecinden bağımsızdır. Pelvik enfeksiyona, rahim ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Bırakıldığı zaman fertilite (doğurganlık) geri döner. Bir sonraki iğneyi yaptırmak dışında akılda tutulması gereken hiçbir şey yoktur. Dış gebelikleri ve demir eksikliği anemisini önler. Emziren anneler tarafından kullanıldığında emzirmeyi engellemez, süt miktarını artırabilir. Östrojen kullanımı açısından risk taşıyan kadınlarda güvenle kullanılabilir.

 Olumsuz Yönleri:

Adet düzensizliğine neden olabilir. Bazı kadınlarda, kullanım bırakıldığında adet gecikebilir.Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyuculuğu yoktur. Kilo artışına neden olabilir. Enjeksiyonlar için kliniğe gelmek gerekir.

 Yan Etkileri:

Adet düzeninde aksama; düzensiz adetler, adetler arasında lekelenme ve adet görmeme yapabilir. Baş ağrısı yapabilir ancak bu etki doğum kontrol haplarında olduğundan çok daha azdır. Kilo alma görülebilir ancak genelde 1-2 kilodan fazla olmaz. Memelerde gerginlik ve duyarlılık görülebilir ancak bu etkileri doğum kontrol haplarında olduğundan daha az görülür. Sinirlilik gibi mizaç değişiklikleri görülebilir.

Kullanım Kuralları:

İlk enjeksiyon mümkünse adetin ilk 7 gününde yapılmalıdır. Böylece, kadının gebe olmadığından da emin olunur. Kadın, adetin ilk 7 günü içindeyse ve kanaması devam ediyorsa ek yönteme gerek yoktur. Adetin ilk 7 günü içinde ancak kanaması bitmişse ya da enjeksiyona ilk 7 günden sonra başlanmışsa, bir hafta süreyle ek yöntem verilir. Bir sonraki enjeksiyon 3 ay sonradır. Verilen randevu tarihinden sonra 2 haftaya kadar gecikme kabul edilebilir. Zorunlu hallerde, enjeksiyon randevu tarihinden en fazla 4 hafta önce yapılabilir.

Doğum sonrası enjeksiyon uygulamalarında zamanlama, kadının emzirip emzirmemesine göre değişmektedir. Emziriyorsa, ilk enjeksiyon 6. Haftanın sonunda yapılmalıdır. Emziren kadın adet görmüyorsa ve bebeğini ek gıda vermeksizin tam olarak anne sütü ile besliyorsa, uygulama doğumdan 6 ay sonrasına kadar ertelenebilir. Emzirmiyorsa, ilk enjeksiyon doğumdan 3-4 hafta sonra yapılabilir. İlk 4 haftadan sonraki uygulamalardan önce kadının gebe olmadığı belirlenmelidir.

Düşükten hemen sonra ya da ilk 7 gün içinde enjeksiyon yapılabilir.

Kadın gebe kalmak isterse enjeksiyonları keser, ancak hemen gebe kalması beklenmez.

 Kullanılmasında Sakınca Olmayan Durumlar:

16 ve üzeri yaş grubu için uygundur. Sigara içenler, obesitesi olanlar ve hafif şiddette baş ağrıları olanlar kullanabilir. Rahim ağzı yarası, rahimde miyom, rahim ve yumurtalık kanseri, iyi huylu yumurtalık tümörleri ya da kistleri , mevcut ya da geçirilmiş rahim ve yumurtalık iltihabi hastalığı kullanabilir. Gebeliğe bağlı sarılık/diyabet ile  gebelik tansiyonu öyküsü olanlar ve geçirilmiş dış gebeliği olanlar kullanabilir. İyi huylu meme hastalıkları olanlar ile ailede meme kanseri öyküsü olanlar kullanabilirler. Damar tıkanıklığı, kalp kapağı hastalıkları, varis ve yüzeyel damar iltihabı gibi kalp-damar sistemi ile ilgili hastalıkları olanlar kullanabilirler. Uzun süre hareketsiz kalmayı gerektiren büyük cerrahi müdahaleler sonrası da kullanılabilir. Safra kesesi hastalıkları, viral hepatit taşıyıcılığı, tiroid hastalıkları, talasemi ve orak hücreli anemi, demir eksikliği anemisi, epilepsi, tüberküloz ve sıtma gibi kronik hastalığı olanlar kullanabilir.

 Kullanılmaması Gereken Durumlar:

Tanı konmamış vajinal kanama ve mevcut meme kanseri durumunda kullanılmamalıdır.





Doktor Amcam Üyeleri Ne Diyor?
0 Yorum

Yorum Yazın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.



Doktoramcam.com

Menu