Kış Enfeksiyonlarından Korunma

Kış Enfeksiyonlarından Korunma
Kış Enfeksiyonlarından Korunma

Soğuk Algınlığı nedir?

Sonbahar ve kış mevsiminde üst solunum yolu enfeksiyonları salgınlar yapar. “Soğuk algınlığı” ve “Grip” bunların arasında en sık rastlananlarıdır. Soğuk algınlığı, soğuk mevsimlerde insandan insana solunum ve temas yoluyla bulaşan hastalıklardır. Rinovirüs, parainfluenza, RSV, adenovirüs gibi birçok virüs soğuk algınlığı’na sebep olur. Soğuk algınlığı; nezle, aksırık, öksürük, boğaz ağrısı, gözlerde sulanma, hafif ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle yol açan solunum yolu hastalığıdır.

Grip nedir?

Grip ise “influenza” adı verilen ve yine soğuk mevsimlerde salgınlara neden olan bir hastalıktır. Soğuk algınlığı belirtilerine ek olarak şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kas ağrıları, şiddetli halsizlik gibi belirtilere yol açar. Soğuk algınlığı’na göre daha ağır bir solunum yolu enfeksiyonudur.

Soğuk Algınlığı ve Grip tedavisi

Gerek soğuk algınlığı, gerekse grip istirahatle kendiliğinden iyileşen hastalıklardır. Antibiyotiklerin bu hastalıklarda yararı yoktur. Tedavide amaç; ateş, burun tıkanıklığı ve akıntısı, eklem ve kas ağrıları gibi belirtileri hafifleterek hastayı bir miktar rahatlatmaktır. Bu amaçla ateş düşürücü ve ağrı kesici, antihistaminik ve dekonjestan ilaçlardan yararlanılır.

Komplikasyonlar

Bu hastalıklar sırasında solunum yollarında oluşan tahribat ve bölgesel bağışıklığın zayıflaması ile birlikte, solunum yollarında geçici olarak bulunan ve hastalık yapma potansiyeli taşıyan ve “pnömokok”, “hemofilus”, veya “stafilokok” gibi isimlerle anılan bakteriler, 100 hastanın 5 ila 10’unda orta kulak, sinüs boşlukları ve akciğer hava keseciklerine ulaşarak orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre gibi komplikasyonlara neden olabilirler. Bu dedenle, viral üst solunum yolu enfeksiyonu (VÜSYE) sonrasında kulak ağrısı veya akıntısı olanlarda kulak muayenesi yapılması; 10 günden uzun süren öksürük, burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı, baş ağrısı belirtileri olanların sinüzit açısından değerlendirilmesi; sık nefes alma, düşmüş olan ateşin tekrar yükselmesi, halsizlikte artış, göğüs ağrısı, öksürükte artış ve balgam çıkarma gibi belirtiler olduğunda zatürre açısından tekrar muayene edilmesi gerekir.

Tedavide antibiyotikler ne zaman kullanılmalı?

VÜSYE sırasında uygulanacak antibiyotik tedavileri bu gibi komplikasyonları önlemediği gibi, solunum yollarında bulunan potansiyel hastalık etkeni bakterilerin antibiyotiklere direnç kazanmasına da yol açabilir. Bu nedenle henüz gelişmemiş bir bakteriyel komplikasyonu önlemede etkisi olmayan antibiyotikler, sadece tanısı konulmuş otit, sinüzit veya zatürre gibi durumlarda kullanılmalıdır.

Soğuk Algınlığı ve Grip’ten korunmak

Gerek VÜSYE, gerekse bunun komplikasyonlarından korunmak için, solunum yollarında tahribata neden olan sigara dumanından uzak durulmalı, bu enfeksiyonları geçirmekte olan kişilerden uzak durmalı, bu kişilerle tokalaşılırsa eller yıkanmalıdır. Bununla birlikte, kuluçka süresi içinde olan ve henüz hastalık belirtileri ortaya çıkmamış kişilerden kapalı ortamlarda VÜSYE bulaşmasını engellemek zordur. Kişi bu enfeksiyonları daha önceden geçirmişse hastalanmayabilir.

Grip hastalığının tedavisinde hastalığın ilk 2 gününde, 6 yaş üzerinde Zanamivir sprey, 1 yaşın üzerinde de Oseltamivir tablet veya süspansiyon kullanılmasının, hastalık süresini 1 gün kısalttığı gösterilmiştir.

Aşı ile korunma

Soğuk algınlığı için aşı mevcut değildir. Grip aşısı ise sadece “influenza” virüsünün neden olduğu grip hastalığından korunmada %70-90 oranında etkindir. Bu hastalıktan korunmak isteyen herkes, her sene yenilenen bu aşıyı Eylül-Ekim-Aralık aylarında yaptırabilir.

Grip hastalığı nispeten ağır seyirli olup yatakta geçirildiği için iş günü kaybına denen olması, astım gibi kronik solunum yolu hastalığı veya diyabet, kalp veya böbrek hastalığı, bağışıklık yetmezliği, Akdeniz anemisi ve benzeri gibi kronik hastalıklarda ve 65 yaş üzerindeki yaşlılarda, 4-9 aylık gebelerde grip mevsiminde, kronik aspirin tedavisi alanlarda komplikasyonlara neden olabileceği için bu kişiler mutlaka aşılanmalıdır. Sağlık personeli de hastalara bulaştırma riskini azaltmak amacıyla aşılanmalıdır. Grip aşısı 6 aylıktan itibaren uygulanabilir. Aşı ilk kez uygulandığında 8 yaşın altındaki çocuklarda 1 ay arayla 2 doz yapılmalıdır. Üç yaşın altında ise yarım doz uygulanmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 1 =