Tuvalet Eğitimi ve Uyku

Tuvalet Eğitimi ve Uyku


2 yaş civarı her annenin kafasından “artık bezi de bırakma zamanı” sesleri yükselmeye başlıyor. Hemen ilk aklımıza gelen şey ise, tuvalet eğitimi vermeliyim! Benim önerim, buna da uyku süreçlerinde olduğu gibi “eğitim” demekten vazgeçerek işe başlayın.





Bez bırakma, çocuk için hem fiziksel, hem de duygusal açıdan önemli bir değişim ve elbette gelişim. Peki bu süreci daha sağlıklı geçirmek ve uykularla olan ilişkisini de iyi yönetmek adına neler yapabiliriz?

Tuvalet eğitimi ne zaman başlamalı?

    • Fiziksel kas becerisi olarak çiş ve kaka tutma ortalama 2 yaşında gelişiyor. Ancak farklı kültürlerde çok daha erken bez bırakma da var ve bebekler uyum sağlayabiliyorlar. En önemlisi ise bu beceriyi gösterebildiğine dair çocuğun sinyallerini doğru yakalamak, çocuk hazır olmadan onu zorlamamak.
    • İlk sinyaller genelde gizlenerek ve özel pozisyon alarak kaka yapma, beze çişini yaparken durma, bekleme veya o anda “çiş” deme gibi artan farkındalık, tuvalete veya ebeveynlerin tuvalete gitmesine ilginin artması gibi davranışlar oluyor.
    • Bu süreçteki en önemli konulardan biri çocuğa tüm gün tam dikkat verilmesi ve beden sinyallerinin iyi takibi. Bu nedenle çocuğun hazır olmasına ek olarak, sürece eşlik edecek yetişkinlerin de müsait, dikkatini tam verebilecek bir zamanlamada olmaları çok önemli.



Bez bırakma nasıl olmalı? 

İlk adım: Çocukla konuşma ve gündüz bez bırakma

  • Öncelikle, çocuğun o güne kadar tuvalet süreçlerine dahil edilmiş olması, ebeveynlerinin tuvalete gidişlerini, orada klozete oturmaktan sifonu çekmeye kadar ne olup bittiğini gözlemleyebilen ve anlam verebilen çocuklar bu geçişi daha kolay yapıyorlar. Çocuklar bildiği ve aşina olduğu durumlardan daha az çekiniyor, daha kolay adapte oluyorlar.
  • Tuvaleti ona hazırlayın. Klozete otururken veya lavaboda ellerini yıkarken çıkabileceği basamaklar, dilerseniz klozete rahat oturması için ek çocuk oturma aparatları kullanabilirsiniz.
  • Alıştırma kilotları almanızı ve kullanmanızı önermiyorum, bez ile aynı görevi görüyorlar ve çocuk için kafa karıştırıcı olabiliyorlar.
  • Ben her süreçte olduğu gibi, bu süreci de aşamalandırmaktan ancak her aşamada tutarlı olup çocuğun kafasını karıştırmamaktan yanayım. İlk adım gündüz bezi bırakma… Çocuğunuzun hazır olduğunu gördüğünüzde ona sabahtan kısaca ve kolay anlayabileceği cümlelerle konuyu anlatabilirsiniz. Bu anlatım çok önemli ve vermek istediğimiz mesaj “Hazır olduğunu görüyorum ve sana destek olacağım” Örneğin “Artık tuvalete çiş ve kakanı yapabilirsin. Bugünden itibaren bez bağlamıyoruz. Kilot giyeceğiz. Çişin ve kakan geldiğinde bana söyleyebilirsin. Seni tuvalete götüreceğim.” Burada “sen artık büyüdün” demek ise sık yapılan bir hata oluyor, çünkü çocuğunuz daha 2 yaşında, büyümedi. Ona bu kadar büyük sorumluluklar ve etiketler vermeden, “Bu gelişim adımını görüyorum ve yanındayım” halini korumak önemli. Bu aşamada bezi çıkartmak istemeyen ve tepki veren çocuk hazır olmayabilir. O anda zorlanıp strese mi girdi, yoksa gerçekten hazır değil mi, tekrar gözden geçirmenizi öneririm.
  • 2 yaşında bir çocuk bu anlatımı ve olup biteceğini anlar, ancak hemen uyum sağlayamayabilir. Gerek fiziksel olarak kendi bedeninden gelen sinyalleri yakalaması, gerek duygusal olarak süreçteki stresi sebebiyle hemen “anne çiş” demesini beklemeyiz. Bu nedenle onun beden sinyallerini yakından izleyip, birkaç saatte bir “haydi tuvalete gidelim” deyip çocuğu tuvalete kadar eşlik ederek süreç başlar. Tuvalete keyifle gitmek, klozete ilk oturmalarda yakın temasta kalmak (önüne siz çökmek, göz temasında kalmak, hatta ilk günlerde sarılmak, sırtını okşamak…) ve sürece basit yönergelerle liderlik etmek gerekir. “Evet şimdi oturuyoruz, annen yanında ve seni tutuyor…Evet şimdi çişini ne zaman istersen yapabilirsin, bekliyorum.” Acele etmeyin ve çocuğa bu aşamada süre verin.
  • Tuvalete ilk çiş veya kaka yapmalarda ödüllendirmeden, sadece onun mutluluğunu anlamanız ve  paylaşmanız en güzeli. Ödüllendirirseniz ancak bunu başardığında sizin takdirinizi alıyor, yapamaz ise almıyor olur ki bu stres yaratacaktır. Ödüllendirme doğru bir davranış yönlendirme modeli de değildir, iç motivasyonu köreltir. “Evet duyuyorum ben de çiş yapıyorsun ve çok mutlu oldun” gibi “sana güveniyorum ve hislerini anlıyorum” bakış açısını korumak sağlıklı olur. Bunu takiben de alt silme, sifon çekme ve el yıkama gibi hijyen adımlarını da beraber atmak, musluk açmak veya sifona basmak gibi kendi yapabileceklerini yapmasına izin vermek de bağımsızlığını desteklemek açısından değerli olur.
  • İlk bizim yönlendirmelerimiz ile gidilen tuvalet deneyimlerini bir süre sonra çocuğun kendi çağrıları eşlik eder. Kendi bedenini tanıyan, aldığı sinyalleri anlamlandıran ve tuvalete gitmeyi normalleştiren çocuk artık tuvaleti geldiğinde kendi söylemeye başlar.
  • İlk haftalarda çocuk altına kaçırabilir. Böyle durumlarda çocuğa kızmamak, ayıplamamak en önemlisidir. Şefkatle çocuğu temizlemek ve “Bir daha çişin geldiğinde bana söyleyebilirsin, seni tuvalete götürürüm” diyerek de hatırlatma yapmak yerinde olur.
  • Bu süreçlerde ev dışındaki tuvalete gitmeler için oturak veya klozet üstüne koyulan portatif çocuk klozetlerinden kullanabilirsiniz. Eğer siz dışarıdaki tuvaletlerden iğrenip çekingen veya tedirgin davranırsanız çocuğunuz da oralarda tuvalete gitmek istemeyecektir. Bu nedenle gerekli hijyen önlemlerinizi almanızı, kendi temizlik kurallarınız ölçüsünde sınırları olumsuz tepkiler vermeden sakince koymanızı (örn. “Evde değilsek tuvaletlere elleme lütfen” gibi) ve bez bırakma süreçlerinde kendinizi eve kapatmamanızı öneririm.
  • Bu süreçlerde gündüz tek uyku uyuyan 2 yaşındaki çocuklarda ilk günlerde “sadece uyurken bağlıyorum, uyanınca bezini açacağım” demek bir seçenek, gündüz uykularında hiç bağlamamak da bir diğer seçenek. Burada önerim, çocuğa göre hareket etmek oluyor. Çok hazır olduğunu düşündüğümüz bir çocukta hiç bağlamayabiliriz, emin olamadıklarımızda ise bağlarız ancak 2-3 gün üst üste gündüz uykusundan kuru bezle uyanıyor ise artık bağlamayız. Bu geçişi de mutlaka çocuğu kısa ve basit bir konuşma ile en baştan aktarmak gerekir. “Artık gündüz uyurken de bez bağlamıyoruz. Sadece gece bağlayacağız.”

İkinci adım: Gece Bez Bırakma ve Uykulara Etkisi

  • Gündüz bez bırakma sürecinde 2-3 gün üste üste gece uykusundaki bezi de kuru kalan çocuk artık gece de bez bırakmaya hazırdır. Bu son adım olduğundan çocuğa tam geçiş için yine kısa ve net bir açıklama yapmayı öneriyorum. “Bu gece de bezin kupkuru, yani gece hiç bezine çiş yapmamışsın. Artık gece de bez bağlamayacağız ve kilot giyebilirsin. Yani artık bezlere ihtiyacımız kalmadı. Gel beraber kalan bezlerimizi çöpe atalım” Sonra da kalan bezleri beraber atabilirsiniz.
  • Bu dönemde emerek veya mama alarak gece beslenmesi devam eden çocukların, gece kuru bezle kalmaları çok zor olacaktır. Bu nedenle, önce bu konuların çözmeyi, daha sonra bez bırakma sürecine girmeyi öneriyorum.
  • Bu dönem öncesinde gece beslenmesini kesme amaçlı meme veya mama alımının yerine su alan çocuklarda gece su içmek ihtiyaçtan ziyade bir biyolojik ritm/alışkanlık haline geldiğinden, yine gece kuru bezle kalkmaları zor olacaktır. Bu nedenle de daha en başından itibaren gece beslenmesini su vererek çözmekten yana değilim. Su da diğer tüm ihtiyaçlarda olduğu gibi, çocuk gerçekten su istediğinde içeceği şekilde kullanılmalı.
  • Bu dönemde çocuk hazır olsa da gece veya özellikle sabaha karşı altına kaçırabilir. Bu anlarda uyanacak, rahatsız olacak ve sizi çağıracaktır. Tamamen ayılmaması ve kolayca geri dalması için rahat ulaşabileceğiniz bir yerde yedek çarşaf, kilot ve pijama bulundurabilirsiniz. Aynı zamanda yatağına bir alez, alezin üstüne alt açma bezleri, üstüne çarşaf koyarsanız da yatağın temizlenmesi daha kolay olacaktır. Bu değişim sırasında odanın ve rahat hareket ediyorsanız banyonun ışığını açmamanızı, koridordan gelen az bir ışıkla temizliği yapmanızı öneriyorum. Bu anlarda da duygusal desteği vermek üzere çocuğa yakın kalın ancak çok fazla konuşmayın, iyice ayıltmayın.
  • Uyku ritüelinin son adımı artık tuvalete gitmek ve el yıkamak, sonra da uyku odasına gitmek olsun.
  • Bu dönemde olabilecek gece uynamalarında tuvalete gitmeyi teklif edebilirsiniz. İlk günlerde çocuğu uyandırmamayı ve süreci biraz izlemeyi öneriyorum. Bazı çocuklar gece boyunca tuvalete gitmeseler de sabaha kuru kalkabiliyorlar. Ancak çocuk her gece altına kaçırıyor veya sabaha karşı erken uyanarak tuvalete gitmek istiyor ise, gece siz yatmadan önce çocuğunuzu şefkatle uyandırıp bir defa tuvalete götürmenizi öneriyorum.
  • Bez bırakma döneminde en sık gördüğümüz uyku sorunlarından biri de erken uyanma olabiliyor. Tuvaleti gelen çocuk normalden erken uyanabilir, sabahın erken saatlerinde dalmak geceye oranla da daha zor olduğundan tekrar uyutmanız biraz zaman ve çaba isteyebilir.

Dikkat edilmesi gereken diğer noktalar:

  • Bez bırakma süreci bir gelişim adımı. Az veya çok çocukta bir stres yaratacağından, başka değişimlerle çakıştırılmamalı. Öncesinde veya sonrasında emzirme bırakma, taşınma, yatak değişikşiği, kreş veya yeni kardeş gibi değişimler söz konusu ise biraz ara verilmeli, bez bırakma sonra ele alınmalı.
  • Her süreçte olduğu gibi bez bırakma dönemi için de en önemli esas çocuğun sinyalleridir. Çocuk hazır olmadan bu sürece başlanmamalıdır.
  • Bu süreç, ebeveynin çocuğuna tam gün dikkat vermesini gerektiren, kendi müsait değilse/çalışıyorsa en az onun kadar dikkat verecek başka bir yetişkinden destek alması gereken bir süreç. Bu nedenle çocuğun hazır olmasının yanında, ebeveynin de hazır ve motive olması çok önemli.
  • Her değişimde olduğu gibi, ebeveyn her zaman tutarlı, şefkatli ve destekleyici olmalıdır.
  • Bu dönemin sonrasında olan gece alt ıslatmalar veya gün içinde altına yapmalar, bez bırakma sürecinden ayrı değerlendirilmeli, sık oluyor ise bir çocuk psikoloğuna danışılmalıdır.

Aşağıdaki videolarda Uzm. Ped. Emine Eraslan, “Çocuk Eğitimi” hakkında çeşitli bilgiler veriyor.





Doktor Amcam Üyeleri Ne Diyor?
0 Yorum

Yorum Yazın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.



Doktoramcam.com

Menu