Kordon Kanı Bankacılığı

Kordon Kanı Bankacılığı

Yakın yıllara kadar doğumdan sonra kullanılmayıp atılan plasentadan elde edilen göbek kordon kanını (GKK) ilgi çekici kılan temel faktör, kök hücre naklinde hücre kaynağı olarak kullanılabilmesidir. Doğum sırasında toplanabilen kordon kanının miktarı belirlidir ve içindeki hücre sayısı da azdır. Bu nedenle kemik iliği ve kan kaynaklı kök hücre sayısına göre çok daha yetersizdir ve yaş ilerleyip tartı arttıkça gereken hücre sayısının çok daha altında kalmaktadır. Ancak yine de, kordon kanı transplantasyonu ilk kez 1988 yılında Paris, Fransa’da Fanconi Aplastik Anemi’li bir çocuk hastada başarıyla gerçekleştirilmiştir.

 Bu ilk başarılı uygulamadan sonra doğum sonrasında genelde kullanılmayıp atılmakta olan kordon kanlarının toplanıp dondurularak saklanması ve transplantasyon gereken hastalar için kullanılması gündeme gelmiştir. Burada iki türlü saklama yöntemi mevcuttur.

 Allojeneik bankacılık adı verilen ve gönüllü ailelerce bağışlanan göbek kordonu kanının dondurularak saklandığı ve gereksinimi olan hastalarda kullanıldığı yaklaşım.

Allojenik kordon kanı bankacılığı” olarak tanımlanan kordon kanının başka bir hasta için kullanılmak üzere saklanmasının ilk başladığı 1993 yılından bu güne kadar dünyadaki tüm allojenik kordon kanı bankalarında saklanan kordon kanı sayısı yaklaşık 150 000’e ulaşmıştır. Saklanmış olan bu kordon kanları ile toplam 2500’den fazla (1/60) allojenik kordon kanı transplantasyonu gerçekleştirilmiştir.

 Bugün için kordon kanının kök hücre kaynağı olarak kullanılmasının kemik iliğinden avantajlı olmadığı ama bir alternatif oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu klinik deneyimlerden elde edilen en önemli sonuçlardan biri, transplantasyonun başarısı için hastaya kordon kanı ile verilen kök hücre sayısının yeterli miktarda olmasının çok önemli olduğudur. Bir hastaya kök hücre transplantasyonu gerektiğinde ve doku tipi uygun kardeş bulunamadığında allojenik kordon kanı bankalarından araştırma yapılmalıdır. Bu nedenlerle kordon kanının, kar amacı olmayan ve gereksinimi olan tüm hastalara açık olan kamusal allojenik kordon kanı bankalarında saklanması önerilmelidir.

 Allojeneik bankacılıkta “Hedefli Bankacılık” adı verilen ve kök hücre nakliyle iyileşebilecek genetik bir hastalığı olan kardeşi olan bebeklerin göbek kordonu kanının da dondurulduğu bir alt grup mevcuttur. Bu saklanan ürün, HLA doku grubu uyumlu ise, hastalıklı kardeş için kullanılabilir.

  Otolog bankacılık adı verilen ve bebeğin kendinde kullanılması amacıyla göbek kordonu kanının dondurulduğu yaklaşım. Kordon kanını bilimsel açıdan önemli kılan allojenik amaçlı uygulamalar olmakla birlikte popüler olmasına neden olan otolog amaçlı kullanılabilme potansiyeli olmasıdır.
Aşağıdaki videolarda Prof. Dr. Leyla Ağaoğlu, “Akdeniz Anemisi” ile ilgili bilgiler veriyor.

Ülkemizde bir dönem çok sansasyonel olan bu yaklaşımın gerekliliğinin bilimsel olarak irdelenmesi gerekmektedir.

 ABD’de önceleri deneysel amaçlı olarak başlayan GKK bankacılığı 1996’dan beri sürdürülmektedir. Bu NHS destekli bankacılık yanında ABD’de bazı ticari firmalar annelere çocuklarının GKK’larını dondurmayı önermekte ve bu yolla bebek veya kardeşi veya belki de anne-babasının gelecekte olabilecek bir hastalığının tedavi edilebileceğini savunmaktadırlar.

 Ancak bazı bilimsel gerçekler bu kullanımın o kadar da kolay ve uygulanabilir olmadığını göstermektedir.

Kordon kanının otolog amaçlı saklanmasında bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri de saklanma süresidir. Klinik uygulamada günümüzde göbek kordonu hücresi en çok 15 yıl canlılığını koruyabilmektedir ve bugüne kadar sadece bir hastada 7 yıl saklanmış kordon kanı ile başarılı transplant yapılabilmiştir.

           Ayrıca kordon kanı çok uzun süreler saklanabilse bile içerdiği sınrlı hücre sayısı her yaş ve vücut tartısı için yeterli olamamaktadır. Klinik deneyimlere göre başarılı nakil için sınır yaklaşık 30-40 kg’dır. Hem saklama süresi hem de verilen hücre sayısının transplantasyon başarısı için önemi göz önüne alındığında, “yaşam sirtası” olarak saklanan kordon kanının tüm yaşam için değil, sadece hayatın ilk 10-15 yılı için kullanılabilir olduğu görülmektedir. Ayrıca kendisinde genetik bir hastalık olan bebek için kendi kök hücresinin kullanılması da mümkün değildir ve özel kordon kanı bankalarının broşürlerinde çokça kullanılan hatalı bir bilgidir.

          Otolog kordon kanının “gençlik aşısı” ve “organ yenileme” amaçlı kullanımı ise preklinik çalışmalarla araştırılmaktadır, ancak henüz klinik uygulamaya dahi geçilememiştir ve geleceği bilinmemektedir. Zaten o durumlarda hastanın kendinden elde edilen hücreler de kullanılabilir, saklanmış hücreye gerek yoktur.

            Kordon kanının otolog amaçlı saklanmasında merak edilen diğer bir konu da kullanılma gereksiniminin ne oranda olacağıdır. Teorik olarak yapılan hesaplamalarda, saklanan her 20000 otolog kordon kanının birinin transplantasyon amaçlı kullanılabileceği belirtilmektedir. Pratik uygulamada ise, yapılan yayınlara göre,  1993 yılından bu yana tüm dünyadaki özel otolog kordon kanı bankalarında saklanmakta olan ve toplam sayısı yaklaşık 150 000 adet olduğu tahmin edilen otolog kordon kanlarının sadece 3 tanesi (1/50000) otolog transplantasyon amaçlı kullanılmıştır. Bu hastalarda başarı sağlanamamıştır.

           Tüm bu bilimsel veriler doğrultusunda ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da “kordon kanı otolog kullanım amaçlı saklanmalı mı ?” sorusu tartışılmaktadır. Bu amaçla özellikle etik ağırlıklı olarak yapılan geniş kapsamlı değerlendirmelerin sonucunda otolog kordon kanı ile nakillerin etkinliği ve güvenliği halen kanıtlanmamış olduğu için hekimler tarafından bir seçenek olarak sunulmaması kararlaştırılmıştır. Ancak aile çeşitli kaynaklardan bilgilenerek bebeğinin kordon kanının saklanmasını talep ettiği zaman da bu konuda bilinenlerin ve beklentilerin ayrıntılı olarak açıklanması ve alternatif tedavi yöntemlerinin olduğunun da vurgulanması önerilmiştir.

         Allojenik kordon kanı bankaları” kamusal kuruluşlardır ve kar amacı gütmemektedirler.  Ancak “otolog kordon kanı bankaları özel kuruluşlardır ve kar amaçlıdırlar. Bir otolog kordon kanının dünyada saklama ücreti ortalama olarak ilk yıl için 1500 USD (Amerikan Doları) ve sonraki yıllar için her yıl için 100 USD’dir. Uygulamaların son derece nadir ve başarısız olması da göz önüne alınırsa bu yatırımın gerekliliği çok tartışmalıdır. Türkiye’de ve pek çok başka ülkede bu konu bilimsel platformlarda değerlendirilmiş ve bu nedenlerle özellikle bazı Avrupa ülkelerinde otolog kordon kanı bankacılığı tümden yasaklanmış veya yasal düzenlemelerle sıkı denetim altına alınmaya çalışılmıştır.

       Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı konuyu ele almış ve bir yönetmelik yayınlayarak kordon kanı bankalarının kuruluş ve çalışmalarını düzenlemiştir. Hematoloji dernekleri de bu konuya dikkat çekmiş ve konuyla ilgili raporlar yayınlamışlardır.

          Sonuç olarak, bugün için otolog GKK toplanması ve dondurulması önerilmemektedir, çünkü destekleyen bilimsel veriler yetersizdir. Kamusal allojeneik bankacılık ve riskli ailelerde hedefli donasyonlar kabul gören uygulamalardır.









Doktor Amcam Üyeleri Ne Diyor?
0 Yorum

Yorum Yazın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.



Doktoramcam.com

Menu